Akustik Proje

Mekan ve Yapı Akustik Projeler

Akustik belgelendirme, proje ve danışmanlık mekan ve yapı akustiği alanında deneyimli akademik kadro

            Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik ve Beraberinde Getirdikleri

 

Binaların gürültüye karşı korunması yönetmeliği uzunca süredir merakla beklenen bir düzenlemeydi. Binaların akustik açıdan geliştirilmesi son yıllarda hem ülkemizde hem dünya çapında git gide önem kazanan bir konudur. Bu yazıda kısaca akustik nedir, ses ne zaman gürültü olur ve yönetmeliğin neleri kapsadığı konusuna kısaca değineceğim. Bir yazı dizisi şeklinde bu konuyu daha detaylı bir şekilde zaman içerisinde elimden geldiğince açıklayacağım. Hem bu alanda çalışma yapmak isteyenler hem de yönetmelik uyarınca yapılması gerekenler için bir rehber oluşturacağız.

 

Gelin yer kabuğunun soğumasından başlayalım. Akustik, kısaca ses üzerine yapılan çalışmaların sonucu olarak ortaya çıkan bir bilim dalıdır. Akustik biliminin üzerinde çalıştığı ana unsur sestir ve ses herhangi bir ortamda çok hızlı bir şekilde değişen basınç dalgalarının sonucunda ortaya çıkmaktadır. Sağlıklı bir insan kulağı 20-20.000 Hz arası sesler işitebilmekte, 50-2000 hz aralığında konuşma sesi üretmektedir. İnsanların işitme sağlığını ve algılamasını olumsuz etkileyen fizyolojik ve psikolojik dengelerini bozabilen, iş performansını azaltan, çevrenin hoşluğunu ve sakinliğini yok ederek niteliğini değiştirerek önemli bir çevre kirliliği oluşturan yapısal olarak düzensiz spektrumu bulunan ya da istenmeyen sesler bütünü gürültü olarak adlandırılmaktadır. Uluslar standartlar uyarınca kabul edilen işitme sistemine zarar veren gürültü düzeyi 100-10.000 Mhz ve 85 db düzeyidir. Yakın geçmişte tamamlanan araştırmalar gösteriyor ki gürültü yani istenmeyen ses yakın gelecekte birçok fizyolojik ve psikolojik hastalığın temel etmeni olarak kabul görecek. Bu sebeple akustik konforun hem iç hem dış mekânda uygun değer düzeyinin sağlanması son derece büyük önem teşkil etmekte.

 

Akustik konforu geliştirmek adına dünya çapında birçok standart var ve birçok ülke kendi maksimum değerlerini standartlar doğrultusunda belirlemiştir. Türk Standartları Enstitüsü tarafından yayımlanan standartlarımız bulunuyor olsa da bunların yürürlüğe girmesi 2018 ikinci çeyreğinde “Binaların Gürültüye Karşı Korunması” yönetmeliğinin yayımlanması ile mümkün olmuştur. Bu yönetmelik uyarınca her türlü yapı, bina, tesis ve işletmenin işletimi ve kullanımı safhalarında insanların maruz kalacağı, binaların dışından veya içinden kaynaklanan gürültülerin, kişilerin huzur ve sükûnuna, beden ve ruh sağlığına olumsuz etkilerini en aza indirecek iyi işitme ve algılama koşullarının sağlanması için, tasarım, yapım, kullanım, bakım ve işletim bakımından uyulacak kuralların belirlenmesi hedeflenmiştir.

 

 

Bu yönetmelik kapsamında;

  1. Belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde inşa edilecek resmi ve özel her türlü yapı, bina, tesis ile işletmelerde iç mekanlarda insanların maruz kaldığı ulaşım, sanayi, yapım ve insan kaynaklı gürültüler gibi dış çevre gürültülerinin ve yapı içinde oluşan komşuluk gürültüleri, darbe sesleri, mekanik sistem ve servis ekipmanlarının gürültüleri ile cihazlardan yayılan mekanik titreşimlerin kontrol altına alınmasına yönelik önlemlere ilişkin temel kuralları kapsar. Bu Yönetmelik hükümleri; iyileştirme ve yenileme nedeniyle mevcut yapılardan, Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden sonra, kullanım amacı kısmen veya tamamen değiştirilmek istenen bina ve tesislerin değerlendirilmesinde ve esaslı onarım ve tadilat projelerinde de uygulanır.
  2. Korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen binalarda gerekli yapısal önlemler, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun görüşü alınarak binanın özelliğini etkilemeyecek biçimde uygulanır.
  3. Türk Silahlı Kuvvetlerince kullanılan ve yeni yapılacak veya yaptırılacak yapı, bina ve tesislerin gürültüden korunmasına ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma Bakanlığınca; ceza infaz kurumu olarak kullanılan yapı, bina ve tesislerin gürültüden korunmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığınca bu Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak belirlenir.
  4. Mevcut kamu binalarında, gürültünün önlenmesi bakımından gerekli ölçüm ve testlerin yapılmasından ve akustik koşulların iyileştirilmesinden, sağlanacak ses yalıtım düzeyinin belirlenmesinden, bu Yönetmelik hükümleri ve asgari yalıtım düzeyleri esas alınarak yetkili idaresi sorumludur.

 

Ancak bu yönetmelik;

  1. 10/9/2014 tarihli ve 29115 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliğine göre işletme ve tesislere verilecek çevre izin veya lisans belgesi kapsamında binaların içinde gürültü kirliliği değerlendirmesi yapılması, işletmelerin denetlenmesi ve her türlü idari yaptırım uygulamalarını,
  2. 28/7/2013 tarihli ve 28721 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çalışanların Gürültü ile İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik ile 22/8/2013 tarihli ve 28743 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çalışanların Titreşimle İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik hükümlerine göre yapılan uygulamaları,
  3. 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki işyerlerinde çalışan işçilerin maruz kaldığı gürültüyle ilgili uygulamaları,
  4. ç) Konferans, konser, sinema ve tiyatro salonu gibi özel kullanımların salon akustiği tasarımı konularını ve hesaplarını,

kapsamaz.

 

Binaların gürültüye karşı korunması yönetmeliğine esaslarına uygun yol izlemek için şu unsurlara büyük önem verilmelidir;

  1. Yeni binaların inşasında, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden sonra kullanım amacı kısmen veya tamamen değiştirilmek istenen mevcut bina ve tesislerde, esaslı tadilat projelerinde, kullanım amacına ve mekân özelliklerine göre bu Yönetmelikte öngörülen esaslar göz önüne alınır.
  2. Projeler, diğer kanuni düzenlemeler yanında, gürültüye karşı önlem bakımından bu Yönetmelikte öngörülen şartlara uygun değil ise, yapı ruhsatı verilmez. Yeni yapılan veya proje tadilatı ile kullanım amacı değiştirilen bina veya binadaki bağımsız birimlerde bu Yönetmelikte öngörülen esaslara göre imalat yapılmadığının tespiti hâlinde, bu eksiklikler giderilinceye kadar binaya yapı kullanma izin belgesi verilmez.
  3. Bu Yönetmelikte tanımlanmamış olan ve açıklık gereken hususlar hakkında, Türk Standartları, bu standartların olmaması hâlinde ise, Avrupa Standardizasyon Komitesi (CEN) Standartları esas alınır. Türk veya Avrupa Standartlarında düzenlenmeyen hususlarda, uluslararası geçerliliği kabul edilen dokümanlar da kullanılabilir.
  4. Bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasından ilgisine göre yapı ruhsatı vermeye yetkili idareler, yatırımcı kuruluşlar, yapı sahipleri, tasarım ve uygulamada görevli mimar ve mühendisler ile uygulayıcı yükleniciler ve imalatçılar, yapı yapılmasında ve kullanımında görev alan bina akustiği uzmanları, yapı değerlendirme ve işletme yetkilileri görevli, yetkili ve sorumludur.
  5. Bodrum katı ve çatı arası dışında en çok dört katlı konutlar ile yalnızca bir bodrum katın inşaat alanı hesaba katılmaksızın toplam inşaat alanı 2.000 metrekareyi geçmeyen yapılardan merkezi iklimlendirme sistemi bulunmayanlar için akustik uzman tarafından akustik proje hazırlanması şartı aranmaz. Ruhsata tabi yapılarda ve işlerde; binaların gürültüye karşı yalıtımına ait yapısal düzenlemeler ve birleşim noktalarına dair detay çizimler bu Yönetmelikte bina akustiği uzmanı tarafından yapılması belirtilmediği müddetçe, ilgili proje müellifince hazırlanacak veya hazırlatılacak mimari akustik raporuna uygun olarak yapılır.
  6. Kamuya açık mekânların bulunduğu ve farklı kullanımları içeren binalar, konser ve dinleme salonları gibi özel akustik tasarım gerektiren kullanımları içeren binalar ile A veya B akustik performans sınıfını hedefleyen binaların ses yalıtım ve akustik projeleri, mimari ve tesisat projelerinden ayrı olarak bina akustiği uzmanı tarafından hazırlanır. A veya B akustik performans sınıfındaki binalar için akustik performans belgesi düzenlenir.
  7. Ses yalıtımına ait detay ve çizimler ile hesap ve/veya ölçüm sonuçları, bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak akustik proje veya mimari akustik raporu dâhilinde, yapı sahibi veya kanuni vekillerince yapı ruhsatı almak için sunulan müracaat dilekçesi ekindeki ruhsat eki mimari proje ve tesisat projeleri ile birlikte ilgili idareye teslim edilir.

 

 

Yönetmeliğin kapsamı ve esasları uyarınca yönetmeliğin atıf yaptığı standart değerlerini elde edebilmeniz ve işin sonunda başınız ağrımaması için tercih edilen yapı elemanları, malzemeleri ve bileşenleri;

  1. Akustik performansa katkısı bulunan; yapı malzemeleri, bileşenleri ve bir veya birden fazla katmandan oluşan yapı elemanlarının akustik performans özellikleri veya ilgili parametreleri, ilgili ürün standardına göre beyan edilir. Akustik performansa katkısı bulunan ve akustik performans özellikleri veya buna ilişkin parametreleri ürün standartlarında bulunmayan eleman, bileşen ve malzemelerin EK-1’de yer alan ilgili laboratuvar ölçüm standardına uygun olarak, akreditasyon belgesine sahip laboratuvarlarda akustik teste tabi tutulması gerekmektedir.
  2. Ses yutucu malzeme, darbe sesi kesici katmanlar, titreşim yalıtıcıları, akustik panjurlar, kabinler, modüler gürültü perdeleri, akustik macun, profil, kapı altı ses kesiciler, kanal astarlama ve kanal giydirme malzemeleri, ses susturucuları, yapı elemanlarında katmanları bağlayan, noktasal veya doğrusal ses köprüsünü engelleyen ve birleşim noktalarında kullanılan ara elemanlar ve özel olarak ses yalıtımı amacıyla kullanılan yapı malzemeleri, takım malzemeler, özel tasarlanan sistemler, pencere, kapı, doğrama ve camlar akustik performans beyanına tabidir.
  3. Binalarda kullanılacak tüm mekanik ve elektrik donanım ve donatılarının ses emisyon değerleri için, üretici tarafından beyan edilen spektral düzeyler ile A ağırlıklı ses gücü düzeyi kullanılır. Emisyon ses gücü̈ düzeyinin ölçüldüğü standart ile birlikte beyan edilmesi gereklidir.

 

 

Binanız için gerekli süreci sürdürürken mutlaka dikkat etmeniz gereken unsurun başında binalarda ses yalıtımına dair detay ve yapısal çözümleri içeren akustik proje ve ölçümlerin, Bakanlık tarafından hazırlanan uygun sertifika programlarındaki başvuru koşullarında belirtilen meslek grubundan olup, düzenlenecek eğitime katılarak bina akustiği uzmanı olarak yetkilendirilenler tarafından yapılabilir olduğudur. Bu konuda gönül rahatlığı ile ilerlemek adına yetkili kişinin ya da ofisin yetkinlik belgesinin bir kopyasını mutlaka isteyiniz. Aksi durumda bina bitiminde yapılacak ölçümlerde yetkin biri tarafından oluşturulan detay ve yapısal süreçleri yeniden imal etmek gerek zaman gerek maliyet açısından büyük zararlar verecektir.

 

Eminiz ki bu yönetmeliği kolay ve hızlı kazanç kapısı olarak görüp belge basmak için yarışanlar olacaktır. Ancak yönetmelikte açıkça belirtilmektedir ki bina akustiği uzmanlarının yetkilerini kötüye kullandıklarının veya gerçeğe aykırı belge düzenlediklerinin tespit edilmesi halinde, durum, yapı ruhsatı vermeye yetkili idare tarafından ilgili meslek odasına bildirilir ve haklarında yapılacak inceleme ve soruşturma sonucunda disiplin cezası alanların sertifikaları, bir daha verilmemek üzere bakanlığın bildirimi üzerine, sertifikayı düzenleyen kuruluş tarafından iptal edilir. Eğer bu sahteciliğe işveren olarak siz göz yumar ve bu ispatlanırsa suça ortak olduğunuz için hakkınızda işlem yapılacaktır.

 

Akustik biliminin konu aldığı sesin kontrolü, yalıtımı ve sönümlendirilmesi zannedilenin aksine akustik alanda deneyim sahibi olmayan kişi ya da kurumlar tarafından yapılabilecek bir iş değildir. Her ne kadar yönetmelik uyarınca birçok meslek dalı kapsama alınmış olsa da bu alanda ölçüm ve tespit yapacak, teknik ve yapısal çözümler üretecek, bu çözümleri gerektiğinde oda oda duvar duvar analiz ederek projelendirip ve hatta modelleyerek sunabilmek için ciddi bir mimari, içmimari, mühendislik bilgisinin yanı sıra yapı malzemesi, bileşeni ve katmanlama dağarcığı ve hayata geçirebilmek için hassas uygulama deneyimine sahip olmayı gerektirir.

 

Dileriz yürürlüğe yönetmelik hassas bir şekilde uygulanır. İnanıyoruz ki akustik konusunun kendi içinde barındırdığı hassasiyetler diğer disiplinlerin dinamiklerini harekete geçirecektir. Bu sayede yapı malzemeleri geliştirilerek daha performanslı katma değeri yüksek ürünler haline gelirken bu malzemeler ile inşa edilen yapılar doğrudan belli bir kalite standardı sergilemeye başlayacaktır.